Uygulamada tekne gizli ayıp uyuşmazlıkları, özellikle ikinci el yat alım-satımlarında sıkça karşımıza çıkmaktadır. Yat ve tekne alım-satımında gizli ayıp konusu, TBK ve TTK hükümleri çerçevesinde şekillenir. Bu süreçteki sözleşmesel sorumluluğu ilgili kanun maddeleri ve güncel içtihatlar ışığında değerlendiriyoruz. Özellikle Fethiye, Göcek ve Bodrum gibi bölgelerde ticari hacim oldukça yüksektir. Ancak teslimden sonra motor veya gövdede ortaya çıkan kusurlar, ciddi tartışmaları beraberinde getirir. Gizli ayıbın varlığı, alıcının makul sürede bildirim yapması ve seçimlik haklarını kullanması gerekmektedir. Mahkeme kararları, özellikle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3., 12., 13. ve 53. Hukuk Daireleri ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararları, bu konuda güncel ve ayrıntılı içtihat örnekleri sunmaktadır.

Özellikle Fethiye, Göcek, Bodrum gibi deniz turizminin kalbinin attığı kıyı bölgelerimizde, ikinci el motor yat ve yelkenli alım-satım işlemleri yoğun bir ticari hacme sahiptir. Ancak satın alınan teknenin motorunda, gövdesinde (ozmos vb.) veya donanımında teslimden sonra ortaya çıkan kusurlar, “ayıplı mal” ve “sözleşmeye aykırılık” tartışmalarını beraberinde getirmektedir.

Bahsi geçen alım-satımlarda, denizin ve yılların yıpratıcı etkisi göz ardı edilerek kurulan sözleşmeler, teslimden sonra ortaya çıkan “gizli ayıp” iddiaları ile ciddi hukuki ihtilaflara dönüşmektedir.

Peki, profesyonel sörvey (ekspertiz) raporu alınarak ve sözleşmeye “ayıptan sorumsuzluk (olduğu gibi kabul)” kaydı düşülerek alınan yıllanmış bir teknede, sonradan fark edilen çürümeler satıcının sorumluluğunu doğurur mu?

Bu yazımızda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 12. Hukuk Dairesi’nin 2019/783 E. 2021/788 K. 25.05.2021 tarihli güncel kararı ışığında, yat satışlarındaki ayıptan sorumluluk konusunu inceleyeceğiz.

1.Gizli Ayıp ve Satıcının Sorumluluğu (TBK m. 219, 222, 223)

Satıcı, satılanın sözleşmede belirtilen niteliklere sahip olmaması veya kullanım amacına uygun değeri önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan sorumludur. Bu sorumluluk, satıcının ayıptan haberdar olup olmamasına bakılmaksızın geçerlidir.

Satıcı, alıcının satış anında bildiği ayıplardan sorumlu değildir. Ancak, alıcının yeterince gözden geçirebileceği ayıplardan da, satıcı bu ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmedikçe sorumlu olmaz.

Alıcı, ayıplı mal nedeniyle kanundan doğan seçimlik haklarını kullanabilir. Alıcı, gizli ayıp nedeniyle kanundan doğan seçimlik haklarını kullanabilir. Bu haklar şunlardır:

a) Sözleşmeden dönme,

b) Satış bedelinde indirim isteme,

c) Ücretsiz onarım talebi,

d) Ayıpsız benzeri ile değişim.

2. Tekne/ Yat Alımında Gizli Ayıp Durumunda İhbar Yükümlülüğü

Gizli ayıp, normal inceleme ile tespit edilemeyen ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıptır. Alıcı, bu ayıbı öğrendiği anda satıcıya derhal bildirmek zorundadır. Aksi halde ayıplı malı kabul etmiş sayılır. 

Mahkemeler, gizli ayıbın varlığını bilirkişi raporlarıyla tespit eder. Bilirkişi, ayıbın sözleşmeye esaslı bir aykırılık oluşturup oluşturmadığını inceler.

Alıcının ayıbı makul sürede bildirmesi, seçimlik haklarını kullanabilmesi için zorunludur. Bildirim yapılmazsa, mal ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

3. Karara Konu Uyuşmazlık (Olayın Özeti)

Davacı alıcı, 400.000 Euro bedelle 20 yaşında bir motor yat satın aldı. Tekne fırtınada hasar görünce Fethiye’de tersaneye çekildi. Yapılan incelemede, teknenin iç iskeletinin ve omurgasının tamamen çürüdüğü anlaşıldı. Alıcı, can güvenliğini tehlikeye atan bu durumun bir ‘gizli ayıp’ olduğunu iddia etti. Ayrıca satıcının kendisini aldattığını ve haksız şartlarla sorumluluktan kaçtığını savundu. Bu gerekçelerle bedel iadesi veya indirimi talep etti.

Satıcı ise; teknenin 20 yaşında olduğunu, alıcının tekneyi satın almadan önce profesyonel sörvey raporları ile incelettiğini ve sözleşmede satıcının “ayıba karşı tekeffül etmediğine” (sorumluluk kabul etmediğine) dair açık bir madde bulunduğunu savunmuştur.

Dava Öncesi “Delil Tespiti” ve Önemi

Deniz araçlarında kusur fark edildiğinde, uzun bir dava sürecinden önce ilk hukuki adımı atmalısınız. Bu adım, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ‘Delil Tespiti’ talep etmektir. Özellikle acil onarım gereken durumlarda mevcut durumu kayıt altına almak hayati önem taşır. Mahkeme, gizli ayıbın varlığını uzman bilirkişi raporlarıyla tespit eder. Ayıbın sözleşmeye aykırı olduğu ve malın faydasını ortadan kaldırdığı ancak bu resmi tespitlerle kanıtlanır.

Sörvey Raporu ve “Ayıptan Sorumsuzluk” Kaydının Hukuki Niteliği:

Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri gereği, satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için alıcının üzerine düşen “muayene ve ihbar” külfetini süresinde yerine getirmesi şarttır. Karara konu sözleşmenin 27. maddesinde yer alan satıcının “ayıba karşı tekeffül etmediği” beyanı, hukukumuzda sorumsuzluk anlaşması olarak kabul edilir.

BAM 12. Hukuk Dairesi kararında şu kritik tespitlerde bulunmuştur:

  • Yaş ve Beklenti Uyumu: 20 yaşındaki bir teknede, yaşın getirdiği yıpranma payı olağandır.
  • Profesyonel İnceleme (Sörvey): Alıcının tekneyi almadan önce danışmanlık hizmeti aldığı ve deniz/kara sörvey (ekspertiz) raporları yaptırdığı sabittir. Profesyonel yardım alan bir alıcının, teknenin mevcut kusurlarını bilmediği veya aldatıldığı iddiası dinlenemez.
  • Sözleşme Serbestisi: Alıcı, tekneyi sözleşmedeki mevcut haliyle (“as is”) kabul etmiştir. Satıcının, alıcıyı kasten yanılttığına (ağır kusur veya hile) dair somut bir delil ispatlanamadığı sürece, ayıptan sorumsuzluk kaydı geçerlidir ve satıcı sonradan ortaya çıkan çürümelerden sorumlu tutulamaz.

Sonuç ve Hukuki Uyarılar

 Gizli ayıp, malın tesliminden sonra ortaya çıkan ve normal inceleme ile tespit edilemeyen ayıptır. Alıcı bu ayıbı öğrendiği anda satıcıya bildirmekle yükümlüdür.
– Satıcı, ayıptan sorumludur. Ancak alıcının bildiği veya gözden geçirerek fark edebileceği ayıplardan sorumlu değildir, aksi sözleşmede açıkça belirtilmedikçe.
– Alıcı, ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzeri ile değiştirme haklarından birini kullanabilir.
– Tacirler arasındaki satışlarda TTK hükümleri uygulanır. Ayıp ihbar süreleri ve usulleri bu kapsamda düzenlenmiştir.
– Mahkemeler, ayıbın gizli olup olmadığını bilirkişi raporlarıyla tespit etmekte, ayıp nedeniyle uğranılan zararların tazmini ve seçimlik hakların kullanımı konusunda karar vermektedir.

 Avukatın Notu: İstinaf mahkemesinin bu kararı, ön hazırlık sürecinin önemini bir kez daha kanıtlıyor. Milyonlarca liralık yat yatırımlarında mağduriyet yaşamamak adına tedbirli olmalısınız. Haklarınızı güvence altına alan ve teknik sörvey raporlarıyla desteklenen sözleşmeler hazırlatın. Uzman nezaretinde hazırlanan bu sözleşmeler, olası uyuşmazlıklarda ‘delil tespiti’ gibi kritik manevraları kolaylaştıracaktır.

Yeni Malikin Tahliyesi ile İlgili Makalemizi Okumak İçinhttps://bilgecananyetkin.com/blog/